Makaleler

FANTASTİK ÇOCUK VE GENÇLİK KİTAPLARINDA YOLCULUK MOTİFİNİN İŞLEVİ

“ İnanma duygunu askıya al !” diye seslenir, fantastik , okura. Hatta “ sana bir öykü anla tacağım, bitene kadar inanıyormuş gibi yap” der.  
Bu emri alan fantastik öykü okuru da öyküde anlatılanları sorgulamadan , bilinçli bir bi -çimde   mantığını  devre dışı bırakarak  okuduklarına inanır .

Hayali edebiyatın en eski dallarından birine adını  veren  fantastik , sözlük anlamıyla  “gerçekte var olmayan, hayal ürünü, hayali “ demek olup, gerçek dünyada yaşanamaya- cak olayları konu olarak işleyen eserlere de fantastik eserler denir.
Yurt dışında gerçekçi çocuk kitaplarına bir tepki olarak yazılmaya başlanan fantastik ço cuk kitapları  çocukları düş dünyasının içinde yaşatıp,  gerçeklerden uzaklaştırdığı  için uzun bir süre hor görülmüş, hatta  Amerika ve   İngiltere’de  kitle edebiyatı olarak  değer- lendirilmişlerdir. Ama fantastik kitaplar her dönemde hem çocukların hem de erişkinlerin ilgisini çeken bir tür olmuştur.

Günümüzde ,  özellikle yurt dışında, üzerinde yapılan tüm tartışmalara karşın, fantastik çocuk edebiyatının  çocuğu gerçeklerden uzaklaştırmayıp, aksine onun gerçekler ile yüz yüze gelmesini  ve gerçeklerle daha rahat hesaplaşmasını sağlayan bir edebi tür olduğu  kabul edilmektedir.  Fantastik kitap yazarları da  çocukların düş güçlerinden yararlanılma sı gerekliliğini  ve  fantastik edebiyatı oluşturan bu türdeki kitapların aslında çocukların gerçeklere  ulaşmalarında  iyi  bir  yol olduğunu sürekli  vurgulamakta ve yazdıkları ör -neklerle bu iddialarını   güçlendirmektedirler.

Yurt dışında günümüz çocuk ve gençlik edebiyatı alanında  kendine özgü ayrı bir dal oluşturan fantastik çocuk  kitapları  ülkemizde uzun bir süre maalesef çoğu kez masal ve bilim kurgu ögelerini taşıyan kitaplarla karıştırılmış  ve  yabancı edebiyatlardan yapılan çeviriler dışında bilinçli bir biçimde yazılan özgün fantastik kitaplara çok  fazla  rastlan- mamıştır.
Ancak son yıllarda ve özellikle son 10 yıl yurt dışında olduğu gibi  ülkemizde de ge- rek yetişkin edebiyatında gerekse çocuk edebiyatında fantastik öyküler yazar ve okur ta- rafından giderek yoğun ilgi görmektedir. Bu ilgide  dünya çapında yakaladığı başarıyla edebiyat tarihine geçen “Yüzüklerin Efendisi” ile  62 dile çevrilerek yayıncılık tarihinde en kısa sürede en çok satan kitap ünvanını kazanan “ Harry Potter” olgusunun önemli bir katkıda bulunduğuna inananlardanım.

Zira bu kitapların ve daha sonra çevrilen filmlerinin ülkemizde çok sayıda okura ulaşması ile fantastik eserlere olan ilgi ve  bu  alanda çeviri eserlerin yanı sıra özgün eserlerin de yayın piyasasında sayılarının  giderek artması, belirgin bir biçimde dikkat çekicidir.

Yurt dışında olduğu gibi ülkemizde de  sinemayla  ve  bilgisayar teknolojileri ile destek- lenen, sanal oyunları üretilen fantastik eserler  okurların giderek daha çok ilgisini çekmiş ve  bu ilgi fantastik çocuk  edebiyatı  eserlerinin yazılması ve algılanmasında  önemli ge- lişmelerin yaşanmasına  neden olmuştur. Çocuk ve gençlik edebiyatımızın önemli  ya- zarlarından olan Gülten Dayıoğlu’nun  fantastik kitaplar yazmasının nedenini açıklayan sözleri önem taşımaktadır: ” Fantastiğe yoğunlaştığım doğru. İnsanların değiştiğini göz- lüyor, duyuyor, biliyor ve sezinliyorum. Bu nedenle bugünün insanı için yazarken, otuz yıl öncekinden çok farklı yaklaşıyorum konulara. İletişim araçları ve teknolojinin baş dön dürücü ilerlemesi değer yargılarını, duyguları, düşünceleri, görüşleri içten içe yaman bir biçimde etkilemekte. Korkarım ki, insanın özüne de ulaşmakta bu etki. İşte bu görüş doğ rultusunda yazıyorum bugünkü okuyucularıma. Bu olguyu yaklaşık son on yıllık dönem- de algıladım. Ve hemen kendimi yenileme gereksinimi duydum."http://kitapfilm muzik.blogspot.com/2009/10/ gulten-dayıoglun dan-fantastik-edebi -yat.html"

Günümüzde gün geçtikçe okunma rekorları kıran fantastik çocuk ve gençlik kitaplarında işlenen motiflerden en önemlisi “yolculuk” motifidir. Fantastik kitaplarda  okur, mutlaka gizemli ve olağanüstü bir dünyaya yolculuk yapar. Bu  yolculukta okur soru sormaz, soru sormak aklından bile geçmez, hiçbir şeyi irdelemez , sadece yaşadıklarından  sonsuz bir haz duyar. Harry Potter serilerinin hala okunmasının, sinema ve televizyonlarda sürekli oynatılıp seyredilmesinin, yazılan fantastik öykü ve çevrilen fantastik filmlerin sayıları nın  günümüzde giderek artışının ya da Hobbit’in filminin sinemalarda çocuk ve yetişkin ler tarafından vizyona girmesinin sabırsızlıkla beklenmesinin  nedenini,  okurun / seyir- cinin çıktığı bu uçan insanlar, konuşan hayvanlar, cadılar,periler ve akla hayale gelme- yecek sihirlerle dolu  yolculuklardan aldığı  sonsuz zevke ve bu yolculuklarda bulduğu huzura  bağlayabiliriz.

Fantastik çocuk  edebiyatında çıkılan  yolculuklar okuru fantastik canlıların, fantastik varlıkların ve farklı fiziksel kuralların geçerli olduğu düşsel bir dünya ile tanıştırırken bazen de okur doğrudan fantastik dünyada yaşayıp gerçek dünyaya da yolculuk edebilir. Mekan ve zaman sınırlarını aşan gerçek dışı  ögelerle donatılmış  fantastik yolculuklar, geçmiş ya da gelecekte  ya da şimdiki zamanda düşsel veya  gerçek dünyadan çok uzak lara  yapılabileceği gibi, çok yakına da yapılabilir. Örneğin, fantastik bir yolculuk farklı  bir gezegene ya da farklı bir gezegenden gerçek dünyaya yapılabileceği gibi aynı gezegen de  bir ormanın içine,  denize , bir adaya,  bir evin odasına  hatta  odada bir dolabın içinde büyüleyici farklı bir boyuta yapılabilir.

Fantastik öykülerin temelini,ana motifini  oluşturan  bu yolculukların amacında   okura düşsel ya da gerçek dünyayı gösterme, tanıtma isteği yattığı kadar, okura  o yerleri keşfettirme amacı da yatabilir. Bu yolculukların nedeni hiç bilinmeyeni  keşf etmek oldu ğu gibi, bazen  bilineni  yeniden farklı yönleriyle keşfetmek de olabilir . Yine bu yolculuk
ların nedeni birilerini kurtarmak da olabilir. Bu kurtarılacak olan  bir kişi olduğu gibi  bir ülke, bir şehir ya da  bir şehrin halkı da olabilir.

Ayrıca fantastik kitaplarda yapılan  bu yolculuk  yani kitap kahramanının bulunduğu yer- den başka bir yere gitme motifi,  kahramanın başka diyarlara ve zamanlara yaptığı bir yolculuk olabileceği gibi, kendi içinde yaptığı ruhsal (içsel) bir yolculuk da olabilir.

Burada  hala “ Alis Harikalar Diyarında’yı “, “Pinokyo’yu” ya da  “Bitmeyecek Öyküyü”  Harry Potter’a değişmeyen ben, “asıl güçlerini çarpıcı karakterleri, sürükleyici öyküleri ve okura yaşattıkları sürprizlerden alan “(Müstecaplıoğlu,2006)  fantastik çocuk kitapla-  rının en önemli ögelerinden biri olan yolculuk motifinin işlevini,  ülkemizden  “Yergök”  ile  yurt dışından “Kağıt Uçakla Gizli Gizli Macera” adlı fantastik romanlarındaki  kahra- manların çıktıkları yolculuğa  sizleri de ortak ederek  irdelemek   istiyorum.

Yergök ,fantastik çocuk edebiyatı ürünlerinin  genellikle çevirilerden  oluştuğu , bir çoğunun da çocuklara zararlı olduğu düşünüldüğü  için okutulmadığı ülkemizde , fan- tastik öykülerin çocuk ve gençlik edebiyatımızda henüz yeni filizlenen oluşum dönemin de,  Harry Potter’ın yayımlanmasından önce  yazılmış fantastik bir romandır .
Çocuk ve gençlik edebiyatı yazarlarımızdan Erol Büyükmeriç tarafından kaleme alınmış olan kitabın  birinci baskısı 1996 yılında , üçüncü baskısı ise 2009 yılında yazarın önsözü ile yayımlanmıştır.  Kitap ayrıca Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın TEDA Projesi kapsamın da 2011 yılında Moskova Krug Yayınevi tarafından Makbule Muharremova’nın çevirisi ile  Rusya’da da yayımlanmıştır.

Yazar, kitabın ön sözünde “Yergök’ün kurgusu, gençlik yıllarımdan başlayarak imgelem lerimde dallanıp budaklandı. Yaşam yürüyüşümde sığındığım düş ülkem oldu. Onu yaz masaydım var olamazdım belki de…Yergök’ü 1996 yılında kendi olanaklarımla bastır- dım. İkinci baskısı 2001 yılında Logos Yayınlarınca yapıldı. Bir kez daha gözden geçirdi- ğim Yergök’ü okura sunuyorum.” diyor. Gerçekten de kitabın 1. baskısı ile 3. baskısı  arasında yazarın da özellikle vurguladığı gibi büyük fark  var.

Yergök, ülkemizde çocuk edebiyatı alanında eksikliğini duyduğumuz  fantastik kitaplar türünde  gerek içeriği ve  üslubu  gerekse  duru  ve şiirlerle desteklenmiş  türkçesi ile  hem çocuğun  düş gücünü , edebiyat zevkini geliştirmesine, hem de otoriter anlatım özel liğini kırarak çocuğun  eleştirel düşünüp, eleştirel bakış açısı kazanmasına yardımcı
olabilecek  nitelikte  bir örnek.

Düşsel imgelerden bolca yararlanılan kitapta  kahramanın çıktığı yolculuk, kitabın ana motifini oluşturmaktadır.  İki bölümden oluşan kitap, bir gözü mavi, bir gözü ela, sarı saçları, kara perçemi olan  düşsel kahraman, küçük yaşta büyük sorumluluk yüklenmiş olan, keşif merak lısı İngök  Buldön’ün içinde yaşadığı uygarlıktan uzak düş ülkesi Yer gök halkını Göçür denen  korkunç beladan kurtarmak için bulması gereken Ak Yürekli
Çiçek’i aramak için çıktığı,  aynı zamanda uygarlıkla tanışma anlamındaki  uzun yolcu- luğu  ve bu yolculukta yaşadıklarının öyküsünü içermekte.

Göçür, İngök Buldön’ ün içinde yaşadığı yalnızca 28 aileden oluşan Yergök  ülkesi hal- kının istem dışı bir alışkanlığıdır. Her dolunay gecesinde evlerini yıkmayı ardından da ye
ni baştan yapmayı töreden saymıştır uygarlıktan uzakta yaşayan Yergök  halkı.
“Yalnızca ayın dolunaya eriştiği gecelerde süregelen bu yıkma olayı, töremizde “ Göçür “ olarak adlandırılır. Göçür boyunca halkım, evlerini baştan aşağı yıkar, ardından,yeniden yapar. Süregelen o ki, özünde erdemli olan insanlarım, dolunaylı gecelerde nedense yıkıcı olmaktadırlar…Göçür ürkünçtür, kötülüklerin bedelidir,gizemdir (15-16) diye açıklar göçürü İngök Buldön.

Yergök’de çok küçük yaşta üstüne büyük bir sorumluluk yüklenmiş keşif meraklısı İn- gök  Buldön’ün  halkının benliğine çöreklenmiş bu kötücül davranışı değiştirmek uğruna Ak Yürekli Çiçek’i  aramak için çıktığı yolculuk, aslında okurun kabullendiği fantastik dünyayı ,  çocuğu yaşadığı düşsel ülkeden çıkartıp başka bir coğrafi konuma ve  gerçek dünyaya sokmak için kullanılmıştır.

Bu yolculuk aslında İngök Buldön’ün uygarlıkla tanışma yolculuğudur. Kitapta  fantastik öykülerin  önemli bir özelliği olan gerçek dünya ile düşsel dünyanın iç içeliği de bu şekil-
de  sağlanmıştır. Üstelik  düşsel kahramanın yaptığı bu yolculuk  yalnızca düşsel ve ger- çek dünyayı  gezip görme niteliğinde olmayıp, ona  aynı zamanda  bilgelik yolunda yetiş tirilmek üzere kendisini alıp büyüten Bilge Aygök’ün verdiği yaşamsal bir görev de  yük- lemiştir :  “Bilge Aygök benliğimi sarsan o egemen konuşmasını ağır ağır sürdürdü:  Şim di beni iyi dinle: Ara, gizli  yolu  bul. Koca Ak Kuşu gör, izle. Ya in, ya da uç. Hiç yılma-  dan güneşin doğduğu yöne git. Vereceğim örnek çiçeğin aslını bul, geri dön. Yer göklüle- rin kurtuluşu bu Ak Yürekli Çiçekten yapılmış ilaca bağlıdır. “ (s.36)

İngök Buldön Bilge Aygök’e söz verir. Yaşamsal görevini yerine getirecek, İnecek,Ak Yürekli Çiçek’i bulacak, ülkesine dönecek ve halkını bu kötücül Göçür sayrılığından kur
taracaktır.  Çıktığı yolculukta düşsel  dünyadan gerçek dünyaya gelen İngök Buldön ken disini düşsel imgelerden yararlanılarak gerçekleşen  farklı bir ortamda ,  gerçek dünyada  tekneyle sularda yolculuk yaparken bulur. Serüven düşkünü Pembe Benek ve sevgilisi Mor Benek sayesinde kendisine çok yabancı olan   bu dünyaya ait bilgiler edinir, değişik ülkeler görür, değişik insanlar tanır, değişik dil ve kültürlerle karşılaşır .

Düşsel  ögeler ile gerçek ögelerin çakıştığı kitapta,   roman kahramanı İngök Buldön’ün  yaşadıkları okuru kimi zaman üzer, kimi zaman sevindirir ve kimi zaman da şaşırtır. Kah düşsel dünya  kah gerçek dünya düzleminde gerçekleşen bu yolculukta  geçen serü- ven sonucunda Ak Yürekli Çiçek!’i bulacak mıdır acaba kahramanımız ?  Yergök bu  Gö çür illetinden  kurtulacak mıdır ?

Okur,  bu soruların cevabını öğrenmek için içinde cinlerin ,perilerin, iyi kötü çatışmala -rının  olduğu  anlatıdaki yolculuğa heyecanla, inanma duygusunu askıya alarak ve anla tılanlara inanıyormuş gibi yaparak  katılır.                            

 Fantastik çocuk kitaplarındaki yolculuklar,  bir yandan çocukların düş güçlerini geliştir melerine öte yandan   düş ile gerçeği birleştirerek  yaşadıkları çevreyi  daha gerçekçi bir biçimde gözlemlemelerine olanak sunarken  aynı zamanda  çocuğa yaşama ilişkin  bilgi ler  vererek  eğitsel amaçlara da hizmet eder. Yazarın fantastik romanında çocuğu çıkılan bu düşsel yolculuklarda bilgilendirme  işlevini başarı ile gerçekleştirdiğini gözlemliyoruz.

Roman kahramanı İngök Buldön’ün  yaptığı yolculuk bize bir yandan Robinson  kitapla- rındaki yolculukları , diğer yandan da gelişim romanlarındaki  yolculukları anımsatmak- tadır .  Roman kahramanı, düşsel ve gerçek dünyada çıktığı macera dolu yolculukta   ken disine yabancı gelen durum, yer, dil ve  kişilerle  karşılaşır. Okur da roman kahramanı İngök  Buldön’ün çıktığı  yolculukta onunla birlikte  farklı yerleri, farklı durumları,  fark lı ilişkileri görürken,  yazarın sayfaların altında gerçeklere gönderme yaptığı açıklama larla da   örneğin Kav, Kalafatlama, Parekete Sekstant,  Navigasyon ,  Planör gibi bilme diği kavramların ne olduğunu öğrenir ya da   Voltaire’i, Rousseau’yu tanır. Pembe ve Mor arasında İngök’ün öyküsü ile ilgili şu konuşmalar geçer : “ Çağcıl uygarlıkla tanışma yan böylesi ilkel bir toplumun yaşamı İngök’ün anlattığı gibi hoş olabilir mi? Neden on- ları küçümsüyorsun Mor? Onların da kendilerine göre, belki bizlerinkinden de mutlu bir yaşamları var. Hem ne demiş Ruso: Mutluluk, doğanın kucağında özgürce yaşayanların-
dır. İyi de Voltaire ona ne yanıt vermiş peki: Bizi yeniden dört ayak üstünde yürütmeye niyeti mi var bu adamın “ (s.73)

Yazar,  bir yandan değişik coğrafi çevreyi, doğayı, insanları, bilim ve  kültürleri genç oku ra tanıtıp ona  felsefi bilgileri verirken, öte yandan onu insan sevgisi,  yurt sevgisi, hay -van ve doğa sevgisi, dostluk ve  kardeşlik, yardımlaşma ve  vefa duygusu ile tanıştırıp, masum bir ilk gençlik aşkı , özgürlük, demokrasi , insan hakları, savaş , barış ve en önem lisi de sevgi gibi kavram ve değerlerle karşı karşıya getirip önemli mesajlar vermekte ,  aynı zamanda eleştiriler de yöneltmektedir.  Örneğin “ Doğrusu, yüreğim en haklı bir ülkü için bile olsa kan dökülerek yapılan tüm savaşımları onamıyor. Çünkü sonunda her iki taraftan da suçsuz insanlar ölüyor. Ülküsel olanı, sorunlarımızın anlaşarak dinleşerek barış içinde çözülmesidir...” (s.93) der, roman kahramanlarından Bay Barış bir konuşma sında.   (kitabın yer ve kahramanlarının adlarının da yazar tarafından özenle seçildiği ve  bilinçli konduğu belli olmaktadır) 

Bir konuşmamızda yazar bana, “ o kitapta çocukluğundan beri hep arayış içinde olan ve  hala aramakta olan bir insanın ruhu , kendimden çok  şeyler var” demiş, kitapta anlattığı  düşsel dünyada  geçen olaylarla kendi yaşamındaki geçen olaylar arasındaki paralellikler den söz etmişti. Yazarın bu sözleri, fantastik kitaplardaki yolculukların gerçek yaşam
– düşsel yaşam iç içeliğinin ve hatta  yazarın gerçek yaşamda gerçekleştiremediklerini fantastik dünyada çıktığı yolculuk içinde gerçekleştirebildiğinin de en güzel örneğidir bence.

Fantastik kitaplardaki yolculuk motifinin işlevi  ile ilgili  vereceğim ikinci örnek ,  çocuk ve gençlik edebiyatı alanında Hans Christian Andersen ve Astrid Lindgren ödülleri gibi bir çok önemli ulusal ve uluslararası ödüller alan Avusturya asıllı yazar Christine Nöstlin- ger ’in “Hugo, in den besten Jahren” adlı kitabı.  

Nöstlinger’in ülkemizde günümüz çocuk edebiyatının klasikleri arasında sayılan “ Kim Takar Salatalık Kral’ını “ ya da  “Konrad ya da Konserve Kutusundan Çıkan Çocuk” adlı kitapları gibi tanınmış bir çok fantastik romanı varken neden bu kitap diyebilirsiniz. Kitap ülkemizde Nöstlinger’in tükçeye çevrilmiş diğer kitaplarına göre maalesef çok da- ha az tanınıyor, ya da başka bir deyişle , Nöstlinger’in ülkemizde 15-16 baskı yapan ki- tapları kadar tanınmıyor. Oysa  fantastik  kitapların en güzel örneklerinden biri var kar-
şınızda. Üstelik hem komik hem de düşündürücü..

Kitap, Mine Kazmaoğlu tarafından Türkçeye “Kağıt Uçakla Gizli Gizli Macera “ başlığı altında çevrilmiş, Günışığı Kitaplığı tarafından 2008 yılında 1.baskısı yayımlanmış. Kita- bın 2011 yılında 5. Baskısı yapılmış.  
Özenle yapılmış bir çeviri,fakat  kitabı okuduğumdan beri adı Türkçeye bu kadar serbest mi çevrilmeliydi, adı  bu mu olmalıydı  sorusunu sürekli kendi kendime sormadan edemi yorum.  Ülkemizde satış kaygısı ile kitabın bu ad altında  yayımlanmış olabileceğini ka- bullensem de Nöstlinger’in  özellikle  koyduğuna inandığım bu  ad  acaba Almancasına sadık kalınarak mı çevrilmeliydi diye sorgulamadan  edemiyorum: “Hugo, in den besten Jahren -  En güzel yaşlarındaki Hugo…”

Christine Nöstlinger , bu kitapta da anti terbiyeci bir yaklaşımla çocuğa yaklaşıp, evren- sel bir tema olan çocuğun birey olarak ailede ve sosyal yaşamında tek başına verdiği var oluş mücadelesini değişik  karakterlerle ortaya koymaktadır.

Kitabın kahramanı Hugo, hep en güzel yaşlarında kalacak, hiç büyümeyecek bir çocuk- tur. Ne yazık ki, yıllar geçse de yetişkin olma olasılığı yoktur, Hugo yaşlı bir çocuk ola rak kalacaktır. Nöstlinger’in kitabındaki gerçek üstü düzlem kitabın kahramanı olan
Hugo’nun kendisidir. Ama  gerçek üstü bir kahraman olan Hugo aynı zamanda gerçek yaşamın bir parçasıdır sanki.

Ve  “yolculuk”  kitabın yine ana motifidir.  
Hugo, son derce çirkin bir şehir olan Zwynz’ de ebeveyni Miesmeier 1  ve Miesmeier 2 ile oturmaktadır. Başlıca tutkusu belli bir amaç uğruna yolculuk yapmaktır. Ailesi gözünü üstünden ayırmasa da , o kendisi için sürekli
bir kaçış yolu bulmaktadır.  Kağıtlardan yaptığı uçakla hiç bilinmeyen dünyalara gizli gizli yolculuklar yapmaktadır. Amacı ise, kendi gibi büyümeyen çocukları bulup onları bir sendika altında toplamak, bü yümeyen çocuklara emekli aylığı bağlanması için büyük bir protesto yürüyüşü düzenlemektir. Zira büyümeyen çocukların ezilen bir azınlık ola- rak hiçbir hakları yoktur, gelecekleri iyi niyetli insanların insafına bırakılmıştır. “İşte bu -nun için Hugo, büyümeyen çocukları tespit edip örgütlüyordu. Gizli listesindeki büyüme yen çocukların sayısı şimdiden altmış dördü bulmuştu. Bunların altmış dördü de o büyük protesto yürüyüşüne -canı gönülden- katılmak üzere Hugo’yla el sıkışıp, namus sözü ver- mişlerdi.”(s.17)

Hugo kağıttan uçağıyla yaptığı yolculuklarda kendisi gibi olan büyümeyen diğer çocukla rı tanır, onların çektiği eziyetleri dinler ve görür. Bu nedenle fantastik boyutta yaptığı her yolculukta  yaşadığı  maceralarda Hugo pek çok ilginç karakter ile tanışma olanağını bu- lur.  Kitapta Hugo’nun yaptığı dört yolculuk anlatılmaktadır ve anlatılan bu dört yolculuk ta da Hugo farklı karakterler, farklı maceralarla karşılaşır.  Örneğin, sürekli bir çatının te pesinde oturup gece gündüz  lolipop yalayan  Kocaman Şişko Çocuğu; Bir dakikayı yedi kat uzatabilen Zaman- Esneteni ; Çaldıkları müzikle herkesi uyutan Tebdili Kıyafet Ba- yanlar Orkestrasını; Arsası olmayan uçan balon evli kız Alice’i - ki Hugo ona aşık olaca ktır- ; Karnından şarkı söyleyerek üç boyutlu halılar dokuyan kadını ; Konuşan kedileri, köpekleri, kargaları, ördekleri ve  tavşanları tanır.  Hepsi de Hugo’nun günlük yaşamında ki dünyası içinde yaptığı yolculuklarında  karşılaştığı fantastik dünyanın karakterleridir.  Bir örnek vermek gerekirse: Koca Şişko Çocuk. Bu çocuk sürekli olarak bir çatıda otu- rup, kente bakarak lolipop yalamak zorundadır. Bu görev şehirdeki insanların batıl inancı yüzünden ona verilmiştir. Çünkü çatının tepesinde oturup sürekli lolipop yaladığı sürece şehirde her şeyin yolunda gideceğine ilişkin bir inanç vardır insanlarda. Çocuk lolipopu yaladıkça halk şehirde her şey yolunda gidiyor sanmaktadır, oysa her gece fabrikada yapı lan köpek toplantılarında kentin geleceği ile ilgili yeni kararlar alınmaktadır, ama koca şiş ko çocuğun mutlulukla lolipopu yaladığını gören mutlu halk, köpek topluluğunun iktidar planlarını göremez.

Fantastik kitapların en büyük özelliklerinden biri olan eğlendirme ve güldürme işlevi ile birlikte  çocuğu eğitme, öğretme , bilgilendirme ve ona  farklı bir bakış açısı kazandırma işlevi bu kitapta da sürekli canlı tutulmuştur.
Hugo da  tıpkı İngök gibi yaptığı yolculuklarda bir yandan eğlenirken, bir yandan da ger çeklerle yüzleşme, gerçekleri farklı bir boyutta görebilme  olanağını  bulur. Örneğin, ger çek dünyada  hemen farkına varılamayan  yaşamda dostluğun gücünü ya da  bilginin en iyi hangi yolla öğrenileceğini Hugo bu düşsel yolculuklarda öğrenecektir. “Dostlar söz konusu olduğunda, Hugo her zaman çok temkinli ve çekingen davranırdı. Bir kötü arka daş daha olacağına, üç iyi arkadaş eksik olsun diye düşünürdü.”(s.90)

Fantastik çocuk kitaplarında kahramanların çıktığı yolculuklar  çocukların hayal gücünü geliştirip beslediği gibi, onları değişik diyarlarda bazen eğlendirerek bazen de düşündüre rek görmediği, bilmediği ilginç kültür ve bilgilerle karşılaştırır.

Hugo’nun çıktığı yolculuklardaki fantastik dünya ve fantastik karakterlerin yanı sıra, ör- neğin toplumdaki  insan hakları, çocuk hakları, toplumda yerleşmiş önyargılar, özellikle başta okul kurumu olmak üzere çeşitli sosyal kurumların yapısı, aile ve çocuk ilişkileri okura sürekli espirili ama aynı zamanda eleştirel bir üslupla  sunulmaktadır: “Ben bir ço cuğum ve çocukça davranmaya hakkım var! Hayatın en önemli değerinin düzen olduğu- nu kabul etmek istemiyorum! Benim de mutlu olma hakkım var ! Sürekli benim için an lamsız şeyleri yapmaya zorlanmamalıyım! Kendimi hep yetişkinlerin istekleri doğrultu sunda davranmaya zorlamamalıyım! Ben özgür bir çocuğum ve kendim için neyin iyi olduğunu en iyi ben bilirim!”(s.233)   

İki kitaptan verilen örneklerden de görüldüğü gibi, fantastik çocuk kitaplarında çıkılan bu yolculukların en önemli işlevi - fantastik çocuk kitaplarına karşı çıkanların savundukları gibi - çocuğun gerçeklerden kaçışını sağlamak  olmayıp,  aksine düşsel ya da gerçek düz leme yapılan bu yolculuklarla çocuğun gerçek yaşamda göremediği şeylerin farkına var- masının  sağlanmasıdır.

Yazar  kitapta Hugo’nun dördüncü ve son yolculuğu için “Hugo’nun son yolculuğu olma sa da bu kitapta anlatılanların sonuncusu “ (s.138) demektedir. Bu cümleden de anlaşıldı- ğı gibi, Hugo’nun düşsel yolculukları sadece bu kitapta sona ermiştir, başka fantastik ki- taplarda  sonsuz düşsel yolculuklara hazırlanmaktadır belki de, kim bilir.. 

İşte bu yüzden  hala masal ve çocuklar için yazılmış olan fantastik öyküleri büyük bir zevkle okuyan  bir okur olarak, Hugo’nun bir akşam üstü kağıttan yaptığı uçakla benim gibi büyümeyen okurların ve de fantastik öyküler yazan yazarların evlerinin bahçelerine de  ineceğine ve  çıkacağı  düşsel yolculuklarda bir gün bizleri de yanına alacağına yürek ten inanasım geliyor.

 

KAYNAKÇA:

Büyükmeriç, Erol : Yergök . Logos Yayınları. 2009

Nöstlinger, Christine : Kağıt Uçakla Gizli Gizli Macera. Günışığı Yayınları. 2009

Müstecaplıoğlu, Barış: Fantastik Dünyanın Klasikleri. Radikal Kitap, İstanbul. 2006



Nuran Özyer





Tüm Yayın Hakları sozelti.com tarafından saklı tutulmaktadır.
Yazıların izinsiz olarak çoğaltılması yasaktır. Yazıların üçüncü kişilere verilmesi, izinsiz olarak çoğaltılması ve kaynak gösterilmeden kullanılması halinde hukuki işlem hakkını saklı tutarız
Copyright by Sozelti
chaussure foot polo ralph lauren chaussure marque Chaussure nike Bijoux nike roshe run femme nike blazer lunette soleil chaussure femme nike roshe Air max nike lunette soleil carrea nike air force nike chaussure adidas yeezy chaussure new balance lunette soleil oakley nike huarache Chaussure asics nike air huarache
Asics lunette de soleil oakley scarpe asics nike free nike roshe hogan Scarpe nike air force Puma Chaussure puma nike presto scarpe Puma Scarpe Adidas adidas femme Scarpe nike huarache chaussure reebok Scarpe Scarpe hogan nike shox
michael kors Ray ban nike huarache Adidas Scarpe Abbigliamento Asics nike flyknit scarpe converse Scarpe air jordan scarpe da calcio nike free nike cortez nike roshe air max