Makaleler

TÜRK HALKBİLİMİNİN BABASI PERTEV NAİLİ BORATAV

Türk halk yazınının ve halkbiliminin önde gelen adları arasında Pertev Naili Boratav'ın  çok özel bir yeri vardır. O yalnızca bir halk yazını araştırmacısı, halkbilimci değil, aynı zamanda bir aydın, bir aydınlanmacı, bir kültür tarihçisi, bir hümanist, bir düşünürdü de.   Halkbilimin Türkiye'de bağımsız bir bilim dalı olarak gelişmesine katkıda bulunmakla yetinmedi; kültür emperyalizmine karşı da savaşım verdi; halk ürünlerini derleyip daha güzel bir dünya yaratabilmek için yorumlayıp yine halkına sundu. Bu yolda bir yığın maddi ve manevi sıkıntıya göğüs gerdi; oğlu Korkut Boratav'ın deyişiyle "güzel yaşadı, güzel öldü."

Yaşamöyküsü

Pertev Naili Boratav, bugün Bulgaristan sınırları içinde kalan Darıdere'de (Zlatograd) 2 Eylül 1907 yılında doğmuştur. İstanbul Erkek Lisesi'ni (1927) ve İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirmiş (1930); bir süre Fuad Köprülü'nün asistanlığını yapmış, Konya Lisesi ve Erkek Muallim Mektebinde çalışmış (1932-l936); Anadolu'nun çeşitli yörelerinden halk edebiyatı ürünlerini (masal, destan, halk hikâyesi vd) derlemeye başlamış; bir süre Almanya'da öğrenim görmüş; yurda döndükten sonra 1938'de AÜ Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi'ne girmiş, l94l'de doçent olmuş; aynı tarihte Behice Boran ve Niyazi Berkes'le Yurt ve Dünya adlı bir dergi çıkarmaya başlamış; burada halk kültürü üzerine inceleme ve denemeler yazmış; 1946'da da profesör olmuştur. Dönemin siyasal ortamının zorlamasıyla başkanı olduğu Halk Edebiyatı Kürsüsü lağvedilince üniversiteyle ilişkisi de kesilmiştir. l952'de Fransa'ya giderek Paris'teki  Centre Nationale Recherche Scientifique'te (Bilimsel Araştırmalar Ulusal Merkezi)  çalışmaya başlamıştır. 1974'te emekli olduktan sonra da Paris'te kalarak çalışmalarını sürdürmüştür. l6 Mart l998'de Paris'te ölmüş ve burada gömülmüştür.

Ödülleri

Sedat Simavi Vakfı Ödülü (Folklor ve Edebiyat adlı kitabıyla l983); Truva Folklor Araştırmaları Derneği Halkbilim Ödülü (l998).

 

Başlıca Yapıtları

Köroğlu Destanı (193l-2009); Folklor ve Edebiyat (I: 1939-1982; II: 1945-1983); Bey Böyrek Hikayesine Ait Metinler (1939); Halk Edebiyatı Dersleri (1942-2012), Pir Sultan Abdal (A.Gölpınarlı ile, 1943); Halk Hikâyeleri ve Halk Hikâyeciliği (1946-2012); Typen Türkisher Volkmärchen (Türk Halk Masallarının Tipleri; W.Eberhard ile, 1953); İzahlı Halk Şiiri Antolojisi (1943-2000),  Zaman Zaman İçinde (1958-2009); Tekerleme (Le Tekerleme-Contribution à l'étude typologique et stylistique du conte popu-laire turc (Tekerleme- Türk Halk Masalının Stilistik ve Tipolojik İncelemesine Katkı, 1963-2000); Az Gittik Uz Gittik (1969-2011); Türk Halkbilim I ve II (1993-1995), 100 Soruda Türk Halk Edebiyatı (1969-2003); 100 Soruda Türk Folkloru (1973-1984); Nasreddin Hoca (1995-2007); Üniversitede Cadı Kazanı (“savunma”, hazırlayan: Mete Çetik, 1998).

 

Kişiliği

Pertev Naili Boratav, son derece çalışkan ve üretken bir bilim adamıydı; 91 yıllık yaşamında 20’ye yakın kitap ve birçok bilimsel yazı yayımlamıştır. Benimsediği dünya görüşü 1940’lı yıllarda dönemin siyasal iktidarı ve onların üniversitelerdeki uzantılarınca beğenilmediği için bilimsel yaşamına son verilmek istenmiş, ancak o bundan hemen hiç etkilenmemiş (geçim sıkıntıları hariç);  Türk halkbilimi araştırmalarına özgün yapıtlar kazandırarak yoluna devam etmiştir. Yaşamı boyunca ne bilimsel tutumundan ne de siyasal düşüncesinden ödün vermiştir; ülkesini yurtdışında onurla ve başarıyla temsil etmiştir. Son çabalarından biri de yıllardan beri kurduğu Halk Edebiyatı Arşivinin ülkesine kazandırmak olmuştur.  Engin bilgisi, sevecen hoşgörüsü ve yardımseverliği, doğru bildiklerindeki direngenliği, ona duyulan saygı ve sevginin başlıca dayanaklarıydı. Türk halkbilimi çalışmaları, Pertev Hoca’nın
çizgisini zenginleştirerek sürdürmektedir.

Pertev Naili Boratav Arşivi

Türk halk edebiyatı araştırmaları öncüsü Pertev Naili Boratav,  Anadolu’dan derlediği, çok sayıda masal, halk hikâyesi, çocuk oyunları, türkü, halk tiyatrosu, fıkra, halk şairlerinin şiirleri, yayımlanmış/yayımlanmamış yazıları, gazete kesikleri vd’den oluşan zengin bir arşivi de vardı.  Aralık 1997’de bir noter vekâletnamesi ile yapılması gereken işler için Tarih Vakfı’nı vekil tayin ederek arşivinin Türkiye’ye taşınmasını ve araştırmacılara açılmasını istedi. Arşiv 1998’de Türkiye’ye getirildi. Bu arada, bu gelişme üzerine, Türkiyeli halkbilim araştırmacıları ve dostları (dostlarının yakınları) da ellerindeki Pertev Naili Boratav’la ilgili belgeleri Tarih Vakfı’na bağışladılar. Tarih Vakfı alan uzmanlarından  oluşan bir Danışma Kurulu (İ. Gündağ Kayaoğlu, Muhsine Helimoğlu Yavuz, Günay Kut, Arzu Öztürkmen, Konur Ertop, M. Sabri Koz, Tülin Aren, Oğuz İcimsoy, İlhan Gülek, Metin Turan  ve Tarih Vakfı temsilcileri) oluşturarak, malzemenin değerlendirilmesi çalışmalarını başlattı; Danışma Kurulu bu arşivin Boratav’ın sistematiğine bağlı kalarak değerlendirilmesine karar verdi; kısa bir süre sonra da Boratav’ın kitaplarının gözden geçirilmiş yeni baskılarının yapılmasına geçildi. Çalışmalar bugün de sürüyor.

Kaynakçası

Acaroğlu, Mehmet Türker, Prof. Dr. Pertev Naili Boratav Kaynakçası (1931-1998) (1998-2000).

Armağan kitap

Pertev Naili Boratav’a Armağan (haz.Metin Turan), Kültür Bakanlığı, Ankara, 1998.

Sevenlerinin kaleminden

"Pertev Naili Boratav, l946'da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fa-kültesinde Halkbilim Kürsüsünü kuran bilim adamıdır.(...) Halkbilimcinin laboratuvarı halktır. Pertev Naili Boratav ömür  boyu halkından uzak yaşamaya mahkum edildi. Yine de Türkiye'de halkbilimciliğin kurucusu, ustası, önderi oldu.Dünyada eşi olmayan bir tragedyanın kahramanı gibi yaşadı; yıllar geçtikçe yüceldi.

Boratav'ın anlamı öylesine büyük ve çarpıcı ki insanın tüyleri ürperiyor; bedeni Fransa'ya gömüldü, yüreği, benliği, kimliği, yapıtları Türkiye'nin en güzel ağacının kökünde yatıyor. O ağaç dal dal sürgün verecek, yaprak yaprak açacak... İlhan Selçuk ( Cumhuriyet 20 Mart l998)
***
"Pertev Hoca'nın dehşetli sağlam sinirleri ve eşi az bulunur bir aydın dü-rüstlüğü var. O yupyumuşacık insan kişiliğinin içinde saklanan bu dirence hep şaşmışımdır. Ben onunki kadar sağlam bir irade ve eğilmez bir dürüstlük örneği görmedim. Hoca'nın evi taşlanır, kapısında ne idiği belirsiz insanlar dolaşır, dö-vecekler mi Hoca'yı, evini mi basacaklar kimse bilmez. Akşam Hamamönü'ndeki o küçücük ve mütevazı evine uğrarım.Benim kaba tahtadan yaptığım kitap raflarının önünde Hoca oturmuş, sanki hiçbir şey olmamış gibi masal katalogları yapmakla uğraşır.(...) Nur içinde yat Hocam. Kolaylığın, palavranın, abartmanın dışında bir Türk halkbilimi varsa bu bizlere senin en büyük armağanın. Bu armağanını koruyacağız, geliştirmeye çalışacağız." -İlhan Başgöz (Cumhuriyet, 21 Mart l998)
***
"Pertev Naili Boratav öldükten sonra kamuoyu O'nun hayat hikâyesinin ana çizgilerini basın aracılığıyla öğrendi. O, Alman faşizminin ve yerli gericiliğin azgın yıllarında, bilim dünyasında antifaşist, aydınlık, hümanist ve eleştirel ışık yakan üç beş insandan biriydi.  Bu yüzden üniversiteden uzaklaştırıldı. Güçlükle ülke dışına gitti ve elli yıl Türk halkbilimini Türkiye dışında geliştirmek zorunda kaldı.
Türkiye'de ilerici insanlar bu süre içinde öyle badirelerden geçti ki, Pertev Boratav'ın serüveni bunların yanında çok sıradan görülür. Yalnız arada önemli bir fark var: Bu olayların en yoğun biçimde seyrettiği 1940'lı yıllarda Pertev Naili Boratav ve arkadaşları çok yalnızdılar. Öğrencileri ve bir avuç aydın kişi dışında kendilerini kimse desteklemedi. Bilim ve fikir insanları olarak onların kimlikleri toplum belleğinden hızla silindi. Sadece lekeli kişiler olarak hatırlandılar. "Boratav" soyadı 1960'lı yılların sonlarına kadar sakıncalı bir ad olarak kaldı. Taşıyanlar için sorunlar yarattı. 12 Mart ve 12 Eylül rejimlerinde çok daha ağır baskı gören aydınlar hiçbir zaman Pertev Boratav ve arkadaşları kadar toplum dışına itilmediler.

Pertev Boratav bu ortamı, çalışmalarına köstek olan öğeleri dışında pek umursamadı. Bildiği gibi yaşamayı, çalışmayı sürdürdü. Hiç geri adım atmadı. Haya-tını allak bullak eden dış etkenlerle ülkesinin insanlarını hep ayrı tuttu.Hem bir halk bilimci, hem de bir aydın olarak, halkı ile hep barışık kaldı." -Korkut Boratav (Cumhuriyet, 25 Mart l998)
***
"Pertev Naili Boratav'ın ölüm haberi geldi ve ailesi onu şu halk türküsüyle uğurladı:

         Yine çöl gurbete düştü yolumuz
         Ya suyumuz çeker ya toprağımız

Pertev Hoca artık sonsuz bir gurbette. Birçok güzel insanımız, değerli aydınımız gibi, o da yabancı topraklarda kaldı. Bize kalan ise acılı, utançlı bir dünya ve bilincimizi, yüreğimizi yakan hüzünlü, buruk bir "çöl gurbeti" duygusu. (...) Pertev Hoca, bizim ülkemizde halkbilimine bilimsel disiplin kazandıran, onu sistematize ederek uluslararası düzeyde var eden insandı." -Muhsine Helimoğlu Yavuz (Cumhuriyet, 25 Mart l998)

 

Yusuf Çotuksöken




Tüm Yayın Hakları sozelti.com tarafından saklı tutulmaktadır.
Yazıların izinsiz olarak çoğaltılması yasaktır. Yazıların üçüncü kişilere verilmesi, izinsiz olarak çoğaltılması ve kaynak gösterilmeden kullanılması halinde hukuki işlem hakkını saklı tutarız
Copyright by Sozelti